askıda

Bir özün var; olabildiğin hâlin, ekosistemin, kendine özgü hayallerin ve hedeflerin, mizacın… Hayattan tad alma biçimin.

Seçme özgürlüğün var. Her kararın sana ait. Her adımın da öyle. Bazıları sadece yolda seçtiklerin, bazılarıysa önemli dönemeçlerde verdiklerin.

Basıyorsun gaza; bazen zamanın ne kadar hızlı geçtiğini fark etmeden, ilerledikçe diğer yöne ne kadar uzaklaştığını umursamadan.

Sonra zaman geçiyor. Değişiyorsun. Dönüşüyorsun.
Aslında özüne yaklaşıyorsun.

Üstünü kapattığın, “zaten bende” diyerek geri plana ittiğin kendini bir yerde bırakmış olduğunu fark ediyorsun belki de.

Ve bir noktada nihayet “işte bu benim” dediğinde zamanda öyle çok kırılma oluyor ki…

Geçtiğin birçok yerde bıraktığın kendinle yeniden karşılaşıyorsun. Her biriyle biraz daha tamamlanıyorsun.
Parçaları bir araya getirmek belki daha zor artık.

Yine de bir zamanlar boşluk gibi yaşadığın yerler, başka bir ışıkta yeniden nefes almaya başlıyor.

Sonraki
Sonraki

Boşa yük